RECEP İVEDİK 2
Yapım : Türkiye
Tür :Komedi
Yönetmen :Togan Gökbakar
Gösterim Tarihi :13 Şubat 2009
Recep İvedik 2'de, Recep bu sefer İstanbul'u birbirine katıyor. Recep'in tek akrabası, kendisi gibi kıllı ve oldukça yaşlı babannesidir. Babaanne Recep'in yaşadığı sarhoş aylak hayatı bırakıp adam olmasını ister. Recep İvedik 2, babannesinin istekleri doğrultusunda Recep'in adam olma gayretlerini anlatıyor.
Geçtiğimiz haftasonu en çok izlenen film Güz Sancısı filmi olmuştur.
Akıl hastanesindeki deliler bir araya gelip kaçış planı yaparlar.Elebaşıları planı anlatır:
-Büyük bir kütük bulup ilk önce 1.kapıyı,2.kapıyı ve daha sonra 3.kapıyı kıracağız ve herkes başının çaresine bakıp kaçacak.
Sabah olunca bir kütük bulurlar doğruca 1.kapıyı kırarlar,2.kapıya koşup onu da kırdıktan sonra 3.kapıya yönelirler.3.kapının açık olduğunu gören elebaşıları der ki:
-Arkadaşlar plan bozuldu geri dönün :)
Asansör bozuk.En yakın asansör karşı binadadır.
-Temel yere bir daire çizip bu dairenin içinde horon tepmeye başlar.
NEDEN?
-Kendi çapında eğlenmek için :)

KİRPİ
Yapım :2008, Türkiye
Tür :Komedi
Yönetmen :Erdal Murat Aktaş
Gösterim Tarihi :30 Ocak 2009
“Kirpi”, birbirlerinden intikam almak için her yolu deneyen iki inatçı düşmanın, oldukça masum başlayan çekişmelerinin giderek çığırından çıkarak ülke çapında bir kargaşaya yol açmasını oldukça komik bir dille anlatıyor. Kirpi’nin kahramanları arasında basit bir intikammış gibi başlayan olaylar akıl almazlık dozu giderek artan misillemelerle bir çığ gibi büyüyerek çevrelerinde yaşayan herkesin başını belalara saran büyük bir hesaplaşmaya dönüşüyor…
81. Akademi Ödülleri adayları arasında, “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında “Üç Maymun”u görememek hepimizi üzdü. Akademinin seçimine saygı duymaktan başka birşey gelmiyor elimizden. Kendimizi toparlayıp, vizyon programına bir göz atalım. Beş yeni film gösterime giriyor bu hafta. Yönetmenliğini Yeşim Ustaoğlu’nun yaptığı; başrollerini Tsilla Chelton, Derya Alabora, Övül Avkıran, Onur Ünsal ve Osman Sonant’ın paylaştığı “Pandora’nın Kutusu”, haftanın en dikkat çekici filmi. San Sebastian Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu, Antalya Film Festivali’nde ise En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödüllerini alan bu film, yüksek bir gişe başarısını da hakediyor.
Yönetmen:Yeşim USTAOĞLU
Gösterim Tarihi :23 Ocak 2009
Tür :Macera / Gençlik
Süre :1 saat, 30 dk.

ALMANCA -> Ich liebe dich
ARAPÇA -> Ana Ba-heb-bak
ARNAVUTÇA -> Te dashuroj
BİRMANCA -> Chit pa de
BULGARCA -> Jbichim te
CAVACA -> Kulo tresno
ÇEKCE -> Miluju te
DANİMARKACA -> Jeg elsker dig
ENDONEZYACA -> Saya cinta kamu
ESTONYACA -> Mina armastan sind
FARSÇA -> Asheghetam
FİLİPİNCE -> Iniibig Kita
FİNCE -> Mina rakastan sinua
FRANSIZCA -> Je t'aime
GALCE -> Rwy'n dy garu di
GRÖNLANDCA -> Asavakit
HAWAİİCE -> Aloha I'a Au Oe
HIRVATÇA -> LJUBim te
HİNTÇE -> Mai Tumhe Pyar Karta Hoon
HOLLANDACA -> Ik hou van jou
İBRANİCE -> Ani ohev otach
İNGİLİZCE -> I love you
İRANCA -> Mahn doostaht doh-rahm
İRLANDACA -> Taim i'ngra leat
İSPANYOLCA -> Te amo
İSVEÇÇE -> Jag alskardig
İTALYANCA -> Ti amo
İZLANDACA -> Eg elska thig
JAPONCA -> Ore wa omae ga suki da
KAMBOÇÇA -> Bon sro lanh oon
KATALANCA -> T'estim molt
KORECE -> Tangshin-i cho-a-yo
KORSİKACA -> Ti tengu cara
LAOCA -> Khoi huk chau
LATİNCE ->Vos amo
LETONCA -> Es milu tevi
LİTVANYACA -> Tave Myliu
LÜBNANCA -> Bahibak
MACARCA -> Szeretlek
MAKEDONCA -> Sakam Te
MALAYCA -> Saya sayangkan mu
MALEZCE -> Saya cinta kamu
MAYACA -> Canda munani
NORVEÇÇE -> Jeg elsker deg
PAKİSTANCA -> Mujhe Tumse Muhabbat Hai
PERSCE -> Tora dost daram
POLONYACA -> Ja cie kocham
PORTEKİZCE -> Amo-te
ROMENCE - Te Ador
RUSÇA -> Ya vas liubliu
SIRPÇA -> Ljubim te
SLOVAKCA -> Lubim ta
SLOVENCE -> Ljubim te
SRİLANKACA -> Mama Oyata Arderyi
SURİYECE -> Bhebbek
TAHİTİCE -> Ua Here Vau Ia Oe
TAYLANDCA -> Phom Rak Khun
TUNUSCA -> Ha eh bak
UKRAYNACA -> Ja tebe koKHAju
VİETNAMCA -> Toi yeu em
YUGOSLAVCA -> Ya te volim
YUNANCA -> S'ayapo
ZULUCA -> Mena Tanda Wena
1.Dün gece seni o kadar aradım ki. Soğuk vücuduma dokunmanı o kadar istedimki. Ama yataga sensiz ve çıplak girmek zorunda kaldım! Nerdeydin canım pijamalarım.
2.Elimde Japon yapıştırıcım var ama yapıştırmaya japonum yok!
3.Bugün 23 Nisan, oha falan oluyor insan.
4.Kıyamet gelse de kopsak..
5.Senin sevgin de yalanmış, bana yalanmamış lazım!
6.İlahi Azrail, sen adamı öldürürsün.
7.Karın olmak istiyorum karın, ey benim kardan adamım.
8.Kedi ulaşamadığı ciğere mundar der. Ondan sonra “Konuşan kedi” olarak meşhur olur.
9.Yumurtanı sahanda mı yersin? Yoksa deplasmanda mı?
10.Bu tüp bebek hatalı, hep gaz kaçırıyor...
11.Bukalemunun ikiz yavruları olmuş, isimlerini : Şukalemun, Okalemun koymuş...
12.Eskiden kibirliydim... Şimdi tamamen kusursuzum.
13.Acele işe, benimde çişim geldi.
14.Takıl bana hayatın renklensin, fazla takılma gökkuşağına dönersin.
15.Erkek erkeğe yenen yemeğe ne denir ? Menemen...
16.Sabahları kahvaltı yapmıyorum çünkü seni düşünüyorum. Öğlenleri yemek yemiyorum çünkü seni düşünüyorum. Geceleri uyuyamıyorum çünkü aç kalıyorum.
17.Çok yardımseverimdir, bütün yardımları kabul ederim.
18.Gerçekler acıdır ,baklava tatlıdır, o zaman baklava gerçek değildir.
19.Adamın biri varmış, ikinci dönem kurtarmış...
20.Allah yürü ya kulum dedi. Bende arabamı sattım.
21.Kumarı bırakacağıma bahse girerim.
http://www.reklamizlekazan.com/?uRef=MO1123679
Halin mi var anlatmaya halini
Aksetmez mi halin yüzüme
Yalnız sanan kendini ben lakin hakikat yalnız sen
Almadım demeye daveti
Tedavül sayılacak bir halin mi
Felaketim olurum ağlarım düşündükçe halini
Anlayabilseydin keşke vakitlice
Naçar halimiz kara topraktır sonumuz
İhtiyat etmeye halin mi var canını
Ya geldiyse kimsesizliğe hareket anı
Akşamların yalnız kimsesiz çaresiz karanlık sabahları
Rahatlık mı
Ayrılmadan önceydi belki
Dostlarından da mı etti bu davet seni
Alışmadan hatırlarlar belki hayalini
Nihayetsiz hayatın başında
Beklerken o büyük mahkemeyi
Ah o hayatın ilk gecesi
Kimisiyse ne sabırsızlıkla bekler
İlahinin huzurunda ilelebet kalacağı yeri
Yunus Karayer(sınıf arkadaşım:)
çok güzel olmuş dimi
Posta pulları, dünyada ilk kez 06 Mayıs 1840 tarihinde İngiltere’de kullanılmıştır. Ülkemizde ise 13 Ocak 1863 tarihinde kullanılmaya başlamıştır. Posta pulları aynı zamanda koleksiyon amacıyla da kullanılmaktadır.
Posta pulları bir ülkenin kültürel, politik, turistik ve ekonomik propagandasını yapar. Bayrak gibi toprak gibi bağımsızlık sembolüdür. Posta pulları ve bununla ilgili İlk Gün Zarfı, Özel Gün Damgası, Posta Kartı ve benzeri maddeleri biriktirmeye FİLATELİ (Pulculuk), bu işi yapan kişiye de FİLATELİST denir.
"Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma"işte bu sözün aksini ispatlayacak türden bir olay geçti başımdan.Geçen günlerde sınavıma hazırlanacaktım.Hatta annemi,babamı dışarıya yolladım;maksat sessiz ortam oluşturup dersime daha iyi çalışmaktı.Daha önceden kendime dört sayfalık bir özet çıkarmıştım çalışmak için.İlk iki sayfasını çalıştıktan sonra yan komşumuzdan müzik sesi gelmeye başladı.Hiç sevmediğim bir müzik türü neyse öyle bir sesi varki sanırsın kulağıma işkence yapılıyor.Bende ders çalışmak için müziğin duyulmadığı bir odaya geçtim.Tekrar ders çalışmaya başladım henüz bir sayfa daha çalışmışken bu sefer aşağıki katlardan birinde televizyon sesi gelmeye başladı.Ses o kadar yüksek açılmıştı ki sanki cümle aleme "bizim televizyonumuz var"diye bağırıyordu.Kimse bu bağırışları duymuyor olacak ki sesi ısrarla biraz daha açıyorlardı.Sinirlerim çok bozuldu.İlk ders çalıştığım odaya geri döndüm.Yan komşudan gelen müzik sesi artık gelmiyordu;ama ben de sinirden ders çalışmaya devam edemedim ve açtım televizyonu.Kanal kanal geziniyordum.Yandaki komşular duymayacak kadar da sesi kısıktı.Aradan birkaç dakika geçti.Duvara iki kere vurdular.Şaştım kaldım.Kapattım televizyonu.Yine sessiz bir ortam oldu.Başladım ders çalışmaya.Başladım başlamasına ama devamı gelmedi.Bu sefer ne oldu diye soracaksanız.Söleyeyim.Alt kalttaki komşumuz,bağırarak şarkı söylüyordu.Neyse ki kısa kesti.Saatte epey geç olmuştu.Biraz daha bakındıktan sonra babamlarda gelmişlerdi.Yarın ki sınavdan iyi alamayacağımı düşündüm.Sınavı olduk iyi geçti.Demek ki kader bana kötü bir oyun oynamış.MUTLU SON.
-İnsanlara beklediklerinden daha çok şey ver ve bunu zevk alarak yap.
-Dinlediğin her şeye inanma, sahip olduğun her şeyi harcama ve istediğin kadar uyuma.
-'Seni seviyorum' dediğinde, cidden söyle.
-Üzgünüm dediğinde, o kişinin gözlerinin içine bak.
-Evlenmeden önce en az 6 ay nişanlı kal.
-Başkalarının düşleriyle asla alay etme.
-Anlaşmazlık durumlarında, dürüst ol.
-Kimseyi kırma, hakaret etme.
-İnsanları akrabalarına göre yargılama.
-Yavaş konuş, ama hızlı düşün.
-Anneni ara.
-Kaybettiğinde, ders al.
- Küçük bir anlaşmazlığın büyük bir arkadaşlığı bozmasına izin verme.
-Telefona cevap verirken gülümse.Seni arayan kişi bunu sesinden anlayacaktır.
-Biraz yalnız kal.
-Suskunluğun, bazen, en iyi yanıt olduğunu unutma.
-Allah`a güven ama arabanı kilitle. (Deveni bağla sonra tevekkül et).
- Evde sevgi dolu bir atmosfer önemlidir.Huzurlu ve uyumlu bir ortam yaratmak için elinden geleni yap.
-Geçmişte çok yaşama.
-Bildiklerini paylaş. Ölümsüzlüğü elde etmenin bir yoludur.
- Dua et. Duada, ölçülemeyecek bir güç saklıdır.·
-Sana sevgi gösterisinde bulunan birini engelleme.
-Başkalarının işine burnunu sokma.
-Çok para kazanıyorsan eğer, hayattayken, başkalarına yardım et. Bu, Şansın sana verebileceği en büyük tatmindir. Unutma, istediklerini elde edememek, bazen büyük bir şanstır.
Yeni yılın ilk filmleri görücüye çıktı! “Mutant Günlükleri”, “Yolcular” ve “Davetsiz Gelen 2”; sinemada “heyecan” arayanlara hitap ediyor. Bu hafta vizyona giren tek Türk filmi “Süt” ise, sinemamızın başarılı yönetmenlerinden Semih Kaplanoğlu’nun imzasını taşıyor. Dileriz, 2008’de Türk sinemasında yaşanan verimlilik, yeni yılda da devam eder. Herkese iyi seneler, keyifli seyirler…
SÜT
Yapım :2007
Tür :Dram
Yönetmen :Semih Kaplanoğlu
Süre :1 saat, 38 dk.
Gösterim Tarihi :2 Ocak 2009
ÖZET
Liseyi bitirdikten sonra üniversite sınavını kazanamayan Yusuf’un büyük bir tutku ile yazdığı şiirler, adını sanını kimsenin duymadığı bazı edebiyat dergilerinde yayınlanmaktadır. Ama ne şiirin, ne de değeri günden güne düşen sütün Yusuf’a ve annesi Zehra’ya bir katkısı vardır. Yusuf, Zehra’nın kasabadaki istasyon şefi ile yasadığı gizli ilişkiyi keşfedince ne yapacağını şaşırır. Gelecek kaygısı, yaşanan hızlı değişim ve gençlikten yetişkinliğe adım atmanın acılarıyla baş etmenin yolunu bulabilecek midir?







