Hayatta Kaçırdıklarımız

14:14 / Gönderen monster9292 / yorum (0)


Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC’de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider. Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder.Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır. Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider. Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur. Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar. Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz. Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell’in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston’da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı… Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell’in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır. Sorgulanan şeyler; sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz? İdi…Bu deneyden çıkarılacak kıssadan hisse ise, dünyanın en iyi müzisyeni, dünyadaki en iyi müziği çalarken, önünde durup, dinleyecek bir dakikamız dahi yoksa, başka neleri kaçırıyoruz acaba?

Sinemalarda Bu Hafta

14:04 / Gönderen monster9292 / yorum (0)



RECEP İVEDİK 2

Yapım : Türkiye
Tür :Komedi
Yönetmen :Togan Gökbakar

Gösterim Tarihi :13 Şubat 2009

Recep İvedik 2'de, Recep bu sefer İstanbul'u birbirine katıyor. Recep'in tek akrabası, kendisi gibi kıllı ve oldukça yaşlı babannesidir. Babaanne Recep'in yaşadığı sarhoş aylak hayatı bırakıp adam olmasını ister. Recep İvedik 2, babannesinin istekleri doğrultusunda Recep'in adam olma gayretlerini anlatıyor.

Geçtiğimiz haftasonu en çok izlenen film Güz Sancısı filmi olmuştur.

Gomik(Plan Bozuldu)

13:56 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

Akıl hastanesindeki deliler bir araya gelip kaçış planı yaparlar.Elebaşıları planı anlatır:
-Büyük bir kütük bulup ilk önce 1.kapıyı,2.kapıyı ve daha sonra 3.kapıyı kıracağız ve herkes başının çaresine bakıp kaçacak.
Sabah olunca bir kütük bulurlar doğruca 1.kapıyı kırarlar,2.kapıya koşup onu da kırdıktan sonra 3.kapıya yönelirler.3.kapının açık olduğunu gören elebaşıları der ki:
-Arkadaşlar plan bozuldu geri dönün :)

Duvar Yazısı

13:53 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

Asansör bozuk.En yakın asansör karşı binadadır.

En İğrenç Espiri 1

13:47 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

-Temel yere bir daire çizip bu dairenin içinde horon tepmeye başlar.
NEDEN?
-Kendi çapında eğlenmek için :)

Haftaya Sinemalarda

14:49 / Gönderen monster9292 / yorum (0)


KİRPİ

Yapım :2008, Türkiye
Tür :Komedi
Yönetmen :Erdal Murat Aktaş
Gösterim Tarihi :30 Ocak 2009

“Kirpi”, birbirlerinden intikam almak için her yolu deneyen iki inatçı düşmanın, oldukça masum başlayan çekişmelerinin giderek çığırından çıkarak ülke çapında bir kargaşaya yol açmasını oldukça komik bir dille anlatıyor. Kirpi’nin kahramanları arasında basit bir intikammış gibi başlayan olaylar akıl almazlık dozu giderek artan misillemelerle bir çığ gibi büyüyerek çevrelerinde yaşayan herkesin başını belalara saran büyük bir hesaplaşmaya dönüşüyor…

Bu Hafta Sinamalarda

15:27 / Gönderen monster9292 / yorum (0)


81. Akademi Ödülleri adayları arasında, “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında “Üç Maymun”u görememek hepimizi üzdü. Akademinin seçimine saygı duymaktan başka birşey gelmiyor elimizden. Kendimizi toparlayıp, vizyon programına bir göz atalım. Beş yeni film gösterime giriyor bu hafta. Yönetmenliğini Yeşim Ustaoğlu’nun yaptığı; başrollerini Tsilla Chelton, Derya Alabora, Övül Avkıran, Onur Ünsal ve Osman Sonant’ın paylaştığı “Pandora’nın Kutusu”, haftanın en dikkat çekici filmi. San Sebastian Film Festivali’nde En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu, Antalya Film Festivali’nde ise En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödüllerini alan bu film, yüksek bir gişe başarısını da hakediyor.

PANDORA'NIN KUTUSU
Yapım: 2008/Türkiye
Tür:Dram
Yönetmen:Yeşim USTAOĞLU
Süre:1 saat, 52 dk.
Gösterim Tarihi :23 Ocak 2009
“Pandora’nın Kutusu”, bir gün kaybolduğunu öğrendikleri yaşlı annelerinin yaşadığı küçük bir Batı Karadeniz kasabasına doğru yola çıkan üç kardeşin öyküsünü anlatıyor. Yolculukla beraber kendi sorunları ve aralarındaki gerginlik de ortaya çıkan üç kardeş, Alzheimer olduğunu öğrendikleri annelerinin yanlarındaki varlığıyla kendi hayatlarını sorgulamaya başlıyorlar. Pandora’nın Kutusu yavaş yavaş açılırken anneanne ve torunu arasında filizlenen yakınlık filmin sürprizli finalini hazırlıyor
KAYIP ÇOCUKLAR CENNETİ
Yapım :2008, Türkiye
Tür :Macera / Gençlik
Yönetmen :Mete Özgencil
Süre :1 saat, 30 dk.
Bir yaz mevsiminde dört genç kızın yollarının tesadüfen çakışması ve bu dört genç kızın yazın sonunda farklı birer birey olarak hayata devam etmeleri üzerine kurulu; gençlik, dans, müzik ve aşkın yer aldığı macera dolu bir film.
Dip not:Geçtiğimiz haftasonu en çok izlenen film Kadri'nin Götürdüğü Yere Git filmi olmuştur.Herkese iyi seyirler.

Önerebileceğim Kitaplar

12:15 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

İNSANLAR ALEMİ

"İnsanlar Alemi", "Ivır Zıvır Tarihi" serisinin sekizinci kitabı. Bu kitapla birlikte, bu seri de sona eriyor. Bugüne kadar değişik konular çevresinde dolanan Akçura, bu kez "insanlar"ı anlatmayı tercih etmiş. Ortaya okunası bir portreler kitabı çıkmış.

Gerçekten çok güzel bir kitap insanın elinden bırakası gelmiyor.







DÖRT GÜZELLER
Bilim ilerledikçe dört elementin sayısı her gün birkaç tane daha artıyor ve periyodik cetvelin listesi gittikçe uzuyor. Şimdilik bu sayı 121 olarak biliniyor. Ve biz artık elmasın bir tek elementten oluştuğunu, sofra tuzunun iki, şekerin üç element bileşimi olduğunu, cep telefonunun kırk element içerdiğini, insanın otuz elementten yaratıldığını acı gerçekler olarak biliyoruz. Dört element ise insanların hayatı yaşarken bir an olsun farkına varmadıkları bir detay gibi duruyor artık. Yine de, ne zaman bir kum tanesinde dünyayı görsek, ne zaman bir nisan yağmurunda ıslansak, ne zaman güzel bir müzik veya hoş bir koku duysak, ne vakit bir ocağın çıtırtısında hayallere dalsak, değil dünyayı, cenneti görmüş gibi oluyoruz. Bize o duyguyu veren işte o önemsemediğimiz dört öğedir. Gözünüz ister gökyüzüne ve yıldızlara, ister okyanusa veya yağmura, ister bir yangına veya ışığa, isterse bir ağaca veya mezara bakıyor olsun… Anasır her yerde bizi kuşatıyor, sarıp sarmalıyor. Şefkatli bir anne gibi… Bu kitabın içinde “Dört Güzeller”in kültür ve medeniyet boyutuyla tanışacaksınız.Okumanız tavsiye edilir.

Bu Hafta Sinamalarda

18:35 / Gönderen monster9292 / yorum (0)


AYAKTA KAL
YAPIM: 2008,Türkiye
TÜR:Dram/Gençlik
YÖNETMEN:Adnan GÜLER
GÖSTERİM TARİHİ:16 Ocak 2009
Fakir bir liseli öğrenciyi canlandıran Mehmet Aslan ile zengin kolej öğrencisini canlandıran Sinem Kobal’ın aşkı, çatışmayı körükleyen nedenlerin başında geliyor. Tarafların karşılıklı güç gösterisi, devlet okuluna atanan bir matematik hocasının öğrencilere aşıladığı umut sayesinde yürekli olanın kazanacağı bir oyuna dönüşüyor...

KADRİ'NİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT

Yapım :2008,Türkiye
Tür :Komedi
Yönetmen :Onur TAN
Gösterim Tarihi :16 Ocak 2009

Kadri ve Cem birbirinden vazgeçemeyen iki yakın dosttur. Cem yaşadığı ve hayal kırıklığıyla sonuçlanan büyük aşkından bunalıma girmiş ve onu hayata döndürmek yine Kadri’ye düşmüştür. Cem’in kadim dostu, başına her belayı açan, alışveriş merkezlerinde palyaçoluk yapan Kadri, onu içine düştüğü bu bunalımdan kurtarmayı kendine bir borç bilir ve arkadaşını aldığı gibi, kendine gelmesi için ayarladığı Antalya’nın en güzel oteli Dionysos Oteli’ne götürür.Kadri, arkadaşının bu zamanında ona her şekilde destek olmayı sürdürmeye çalışırken, Cem’in eski sevgilisi Betül de, yeni edindiği sevgilisi Hakan ile aynı tatil köyüne gelirler. Bir dizi sürprizlerle karşılaşan Kadri ve Cem, kendilerini hiç tahmin etmedikleri birbirinden komik olayların içinde bulur. Yüreğinin götürdüğü yerde, karanlıklar içinde kalan Cem, Kadri’nin götürdüğü yerde mutluluğu bulabilecek midir?


HAVAR
Yapım :2008,Türkiye
Tür :Dram
Yönetmen :Mehmet GÜLERYÜZ
Gösterim Tarihi :16 Ocak 2009
Filmde dedikodular yüzünden infazına hükmedilen bir gençkızın babasıyla kurban - cellat ilişkisine dönüşen serüveni anlatılıyor.
DİPNOT:Geçtiğimiz haftasonu en çok izlenen film VALİ filmi olmuştur.

Farklı dillerde SENİ SEVİYORUM

16:47 / Gönderen monster9292 / yorum (0)


Sevgilisine 'Seni seviyorum' demek isteyip de, tek dille yetinmek istemeyenler için alternatifler;

ALMANCA -> Ich liebe dich
ARAPÇA -> Ana Ba-heb-bak
ARNAVUTÇA -> Te dashuroj
BİRMANCA -> Chit pa de
BULGARCA -> Jbichim te
CAVACA -> Kulo tresno
ÇEKCE -> Miluju te
DANİMARKACA -> Jeg elsker dig
ENDONEZYACA -> Saya cinta kamu
ESTONYACA -> Mina armastan sind
FARSÇA -> Asheghetam
FİLİPİNCE -> Iniibig Kita
FİNCE -> Mina rakastan sinua
FRANSIZCA -> Je t'aime
GALCE -> Rwy'n dy garu di
GRÖNLANDCA -> Asavakit
HAWAİİCE -> Aloha I'a Au Oe
HIRVATÇA -> LJUBim te
HİNTÇE -> Mai Tumhe Pyar Karta Hoon
HOLLANDACA -> Ik hou van jou
İBRANİCE -> Ani ohev otach
İNGİLİZCE -> I love you
İRANCA -> Mahn doostaht doh-rahm
İRLANDACA -> Taim i'ngra leat
İSPANYOLCA -> Te amo
İSVEÇÇE -> Jag alskardig
İTALYANCA -> Ti amo
İZLANDACA -> Eg elska thig
JAPONCA -> Ore wa omae ga suki da
KAMBOÇÇA -> Bon sro lanh oon
KATALANCA -> T'estim molt
KORECE -> Tangshin-i cho-a-yo
KORSİKACA -> Ti tengu cara
LAOCA -> Khoi huk chau
LATİNCE ->Vos amo
LETONCA -> Es milu tevi
LİTVANYACA -> Tave Myliu
LÜBNANCA -> Bahibak
MACARCA -> Szeretlek
MAKEDONCA -> Sakam Te
MALAYCA -> Saya sayangkan mu
MALEZCE -> Saya cinta kamu
MAYACA -> Canda munani
NORVEÇÇE -> Jeg elsker deg
PAKİSTANCA -> Mujhe Tumse Muhabbat Hai
PERSCE -> Tora dost daram
POLONYACA -> Ja cie kocham
PORTEKİZCE -> Amo-te
ROMENCE - Te Ador
RUSÇA -> Ya vas liubliu
SIRPÇA -> Ljubim te
SLOVAKCA -> Lubim ta
SLOVENCE -> Ljubim te
SRİLANKACA -> Mama Oyata Arderyi
SURİYECE -> Bhebbek
TAHİTİCE -> Ua Here Vau Ia Oe
TAYLANDCA -> Phom Rak Khun
TUNUSCA -> Ha eh bak
UKRAYNACA -> Ja tebe koKHAju
VİETNAMCA -> Toi yeu em
YUGOSLAVCA -> Ya te volim
YUNANCA -> S'ayapo
ZULUCA -> Mena Tanda Wena

Komik Msn Nickleri

16:39 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

1.Dün gece seni o kadar aradım ki. Soğuk vücuduma dokunmanı o kadar istedimki. Ama yataga sensiz ve çıplak girmek zorunda kaldım! Nerdeydin canım pijamalarım.
2.Elimde Japon yapıştırıcım var ama yapıştırmaya japonum yok!
3.Bugün 23 Nisan, oha falan oluyor insan.
4.Kıyamet gelse de kopsak..
5.Senin sevgin de yalanmış, bana yalanmamış lazım!
6.İlahi Azrail, sen adamı öldürürsün.
7.Karın olmak istiyorum karın, ey benim kardan adamım.
8.Kedi ulaşamadığı ciğere mundar der. Ondan sonra “Konuşan kedi” olarak meşhur olur.
9.Yumurtanı sahanda mı yersin? Yoksa deplasmanda mı?
10.Bu tüp bebek hatalı, hep gaz kaçırıyor...
11.Bukalemunun ikiz yavruları olmuş, isimlerini : Şukalemun, Okalemun koymuş...
12.Eskiden kibirliydim... Şimdi tamamen kusursuzum.
13.Acele işe, benimde çişim geldi.
14.Takıl bana hayatın renklensin, fazla takılma gökkuşağına dönersin.
15.Erkek erkeğe yenen yemeğe ne denir ? Menemen...
16.Sabahları kahvaltı yapmıyorum çünkü seni düşünüyorum. Öğlenleri yemek yemiyorum çünkü seni düşünüyorum. Geceleri uyuyamıyorum çünkü aç kalıyorum.
17.Çok yardımseverimdir, bütün yardımları kabul ederim.
18.Gerçekler acıdır ,baklava tatlıdır, o zaman baklava gerçek değildir.
19.Adamın biri varmış, ikinci dönem kurtarmış...
20.Allah yürü ya kulum dedi. Bende arabamı sattım.
21.Kumarı bırakacağıma bahse girerim.

Ben FİLİSTİN'li Çocuk

13:24 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

Reklam İzle Kazan

17:41 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

http://www.reklamizlekazan.com/?uRef=MO1123679

Hayat Fani Yaradan Baki

00:50 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

Halin mi var anlatmaya halini
Aksetmez mi halin yüzüme
Yalnız sanan kendini ben lakin hakikat yalnız sen
Almadım demeye daveti
Tedavül sayılacak bir halin mi
Felaketim olurum ağlarım düşündükçe halini
Anlayabilseydin keşke vakitlice
Naçar halimiz kara topraktır sonumuz
İhtiyat etmeye halin mi var canını
Ya geldiyse kimsesizliğe hareket anı
Akşamların yalnız kimsesiz çaresiz karanlık sabahları
Rahatlık mı
Ayrılmadan önceydi belki
Dostlarından da mı etti bu davet seni
Alışmadan hatırlarlar belki hayalini
Nihayetsiz hayatın başında
Beklerken o büyük mahkemeyi
Ah o hayatın ilk gecesi
Kimisiyse ne sabırsızlıkla bekler
İlahinin huzurunda ilelebet kalacağı yeri
Yunus Karayer(sınıf arkadaşım:)
çok güzel olmuş dimi

Pul ve Pulculuk Hakkında

21:30 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

Posta pulları, dünyada ilk kez 06 Mayıs 1840 tarihinde İngiltere’de kullanılmıştır. Ülkemizde ise 13 Ocak 1863 tarihinde kullanılmaya başlamıştır. Posta pulları aynı zamanda koleksiyon amacıyla da kullanılmaktadır.
Posta pulları bir ülkenin kültürel, politik, turistik ve ekonomik propagandasını yapar. Bayrak gibi toprak gibi bağımsızlık sembolüdür. Posta pulları ve bununla ilgili İlk Gün Zarfı, Özel Gün Damgası, Posta Kartı ve benzeri maddeleri biriktirmeye FİLATELİ (Pulculuk), bu işi yapan kişiye de FİLATELİST denir.

Hayatımdan Dakikalar

19:22 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

"Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma"işte bu sözün aksini ispatlayacak türden bir olay geçti başımdan.Geçen günlerde sınavıma hazırlanacaktım.Hatta annemi,babamı dışarıya yolladım;maksat sessiz ortam oluşturup dersime daha iyi çalışmaktı.Daha önceden kendime dört sayfalık bir özet çıkarmıştım çalışmak için.İlk iki sayfasını çalıştıktan sonra yan komşumuzdan müzik sesi gelmeye başladı.Hiç sevmediğim bir müzik türü neyse öyle bir sesi varki sanırsın kulağıma işkence yapılıyor.Bende ders çalışmak için müziğin duyulmadığı bir odaya geçtim.Tekrar ders çalışmaya başladım henüz bir sayfa daha çalışmışken bu sefer aşağıki katlardan birinde televizyon sesi gelmeye başladı.Ses o kadar yüksek açılmıştı ki sanki cümle aleme "bizim televizyonumuz var"diye bağırıyordu.Kimse bu bağırışları duymuyor olacak ki sesi ısrarla biraz daha açıyorlardı.Sinirlerim çok bozuldu.İlk ders çalıştığım odaya geri döndüm.Yan komşudan gelen müzik sesi artık gelmiyordu;ama ben de sinirden ders çalışmaya devam edemedim ve açtım televizyonu.Kanal kanal geziniyordum.Yandaki komşular duymayacak kadar da sesi kısıktı.Aradan birkaç dakika geçti.Duvara iki kere vurdular.Şaştım kaldım.Kapattım televizyonu.Yine sessiz bir ortam oldu.Başladım ders çalışmaya.Başladım başlamasına ama devamı gelmedi.Bu sefer ne oldu diye soracaksanız.Söleyeyim.Alt kalttaki komşumuz,bağırarak şarkı söylüyordu.Neyse ki kısa kesti.Saatte epey geç olmuştu.Biraz daha bakındıktan sonra babamlarda gelmişlerdi.Yarın ki sınavdan iyi alamayacağımı düşündüm.Sınavı olduk iyi geçti.Demek ki kader bana kötü bir oyun oynamış.MUTLU SON.

YAŞAM İÇİN ÖNERİLER

15:33 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

-İnsanlara beklediklerinden daha çok şey ver ve bunu zevk alarak yap.
-Dinlediğin her şeye inanma, sahip olduğun her şeyi harcama ve istediğin kadar uyuma.
-'Seni seviyorum' dediğinde, cidden söyle.
-Üzgünüm dediğinde, o kişinin gözlerinin içine bak.
-Evlenmeden önce en az 6 ay nişanlı kal.
-Başkalarının düşleriyle asla alay etme.
-Anlaşmazlık durumlarında, dürüst ol.
-Kimseyi kırma, hakaret etme.
-İnsanları akrabalarına göre yargılama.
-Yavaş konuş, ama hızlı düşün.
-Anneni ara.
-Kaybettiğinde, ders al.
- Küçük bir anlaşmazlığın büyük bir arkadaşlığı bozmasına izin verme.
-Telefona cevap verirken gülümse.Seni arayan kişi bunu sesinden anlayacaktır.
-Biraz yalnız kal.
-Suskunluğun, bazen, en iyi yanıt olduğunu unutma.
-Allah`a güven ama arabanı kilitle. (Deveni bağla sonra tevekkül et).
- Evde sevgi dolu bir atmosfer önemlidir.Huzurlu ve uyumlu bir ortam yaratmak için elinden geleni yap.
-Geçmişte çok yaşama.
-Bildiklerini paylaş. Ölümsüzlüğü elde etmenin bir yoludur.
- Dua et. Duada, ölçülemeyecek bir güç saklıdır.·
-Sana sevgi gösterisinde bulunan birini engelleme.
-Başkalarının işine burnunu sokma.
-Çok para kazanıyorsan eğer, hayattayken, başkalarına yardım et. Bu, Şansın sana verebileceği en büyük tatmindir. Unutma, istediklerini elde edememek, bazen büyük bir şanstır.

Günün Sözü

14:50 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

Sinemalarda Bu Hafta

13:32 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

Yeni yılın ilk filmleri görücüye çıktı! “Mutant Günlükleri”, “Yolcular” ve “Davetsiz Gelen 2”; sinemada “heyecan” arayanlara hitap ediyor. Bu hafta vizyona giren tek Türk filmi “Süt” ise, sinemamızın başarılı yönetmenlerinden Semih Kaplanoğlu’nun imzasını taşıyor. Dileriz, 2008’de Türk sinemasında yaşanan verimlilik, yeni yılda da devam eder. Herkese iyi seneler, keyifli seyirler…


SÜT
Yapım :2007
Tür :Dram
Yönetmen :Semih Kaplanoğlu
Süre :1 saat, 38 dk.
Gösterim Tarihi :2 Ocak 2009
ÖZET
Liseyi bitirdikten sonra üniversite sınavını kazanamayan Yusuf’un büyük bir tutku ile yazdığı şiirler, adını sanını kimsenin duymadığı bazı edebiyat dergilerinde yayınlanmaktadır. Ama ne şiirin, ne de değeri günden güne düşen sütün Yusuf’a ve annesi Zehra’ya bir katkısı vardır. Yusuf, Zehra’nın kasabadaki istasyon şefi ile yasadığı gizli ilişkiyi keşfedince ne yapacağını şaşırır. Gelecek kaygısı, yaşanan hızlı değişim ve gençlikten yetişkinliğe adım atmanın acılarıyla baş etmenin yolunu bulabilecek midir?

20:48 / Gönderen monster9292 / yorum (0)


Search-Earn Nedir?

Search-Earn bir Türk firması olarak dünya devlerinden olmaya aday.Sadece Türkiye'de değil Dünya çapındada tanınıyor.Bu tarz arama motoru reklam paylaşım siterlerinde Dünya'da ve Türkiye'de çok büyük bir yere sahip.Siteye kayıt olduktan sonra Programlar sekmesinden google toolbarına benzeyen küçük bir program indiriyoruz.Toolbar kurulduktan sonra internet explorer in üzerinde sabitleniyor.Program çok kullanışlı.Makinamızı kasmıyor yada çok fazla etkilemiyor.
Kurulum işlemi tamamlandıktan sonra toolbarın arama seçeneğinin yanında linkler beliriyor.Bu linklere her tıklayışınızda yeni bir reklam açılıyor ve (1 puan reklam puanları hesabınıza geçiyor).Toolbar arama motorunu kullandığınızda da (1 puanın kullanım puanları hesabınıza geçtiğini göreceksiniz).Search-Earn, temel olarak internette arama motorlarını kullananların yarattığı ekonomik değerin kullanıcılarla paylaşılması gerektiği ana prensibi doğrultusunda geliştirilmiştir. Arka planda, matematikçi, istatistikçi, mühendis ve reklamcılardan oluşan bir ekibin gece gündüz çalışması sonucunda ortaya çıkan Search-Earn, kullanıcıların günlük kullanım alışkanlıklarını değiştirmeden gelir sağlamalarını hedeflemekte, kısaca herkesin aramaları ile yarattığı reklam pazarından pay alması gerektiğini savunmaktadır.Search-Earn’de iki tip üyelik mümkündür. Tamamen ücretsiz olan Standart Üyelik ve tek seferlik 149 US$ üyelik bedeli olan Partner Üyelik.

SÜPERTEKLİF

20:12 / Gönderen monster9292 / yorum (0)

Süperteklif Nedir?
Türkiyenin web tabanlı,ilk izinli pazarlama platformu.SüperTeklif, tanıtım mesajları okumayı avantaja dönüştürüyor! SüperTeklif sayesinde, tanıtım mesajları okudukça kazanacaksınız.
SüperTeklif, izniniz alınarak e-mail'inize gönderilen tanıtım mesajlarını okuyarak kazanmanızı sağlayan bir izinli pazarlama platformudur.
SüperTeklif, yaptığı pazarlama çalışmalarından elde ettiği net kazancın yüzde 45'ini üyelerine dağıtır. Günlük tanıtım mesajları, sizin izninizle istediğiniz sayı ve sıklıkta gönderilir.Üye olduktan sonra yapmanız gereken tanıtım mesajlarınızı okumak! Üstelik üyelik ücreti yok, istenmeyen mesajlar yok! Kazancınızı artırmak için arkadaşlarınızı SüperTeklif'e davet edin! Onlar da kazansın, sizin kazancınız da katlansın!
Paramı nasıl alacağım?1000 puan=1ytl olarak baz alınmıştır.100.000 puana ulaştığınızda hesabınız 100 ytl ye ulaşmış oluyor.Hesabınız 100 ytl ye ulaştığında ödeme talebinde bulunuyorsunuz.Daha önceden vermiş olduğunuz banka hesabınıza havale yoluyla ödeme yapılıyor.
Üye olmak için SüperTeklif üyesi bir arkadaşınız tarafından davet edilmelisiniz. Henüz davet edilmediyseniz üzülmeyin, şimdilik kayıt olmak için aşağıdaki linki tıklayın

SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

bedava

17:52 / Gönderen monster9292 / yorum (0)